10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü 

Dünya Ruh Sağlığı Günü nedir?  Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından ilan edilen Dünya Ruh Sağlığı Günü, 1992 yılından beri her yıl 10 Ekim tarihinde tüm dünyada kutlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı olmayı ‘’sadece sakatlık ve hastalığın olmayışı değil, aynı zamanda bedensel, ruhsal ve sosyal olarak da iyilik hali’’ olarak tanımlanmıştır. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde ruh sağlığına ve ruh hastalıklarına dikkat çekilip bu konuda kamuoyunu aydınlatmak amaçlanmaktadır. Her yıl Dünya Ruh Sağlığı Günü teması değişmektedir. Ülkemizde Dünya Ruh Sağlığı Günü 2020 teması  ‘’İşyerinde Ruh Sağlığı’’ olmuştur.  İş yerinde yaşanan stresin, fazla iş yükünün ve mobbing uygulamalarının, anksiyete ve depresyonu arttırıcı etkisi nedeniyle bu konuya dikkat çekilmek istenmiştir.  İşyeri, kişinin hayatındaki en önemli yerlerden biridir, yeri gelir işyerinde evde geçirdiğimizden daha fazla vakit geçiririz. Sosyal olarak da ilişkilerimizin kuvvetli olduğu yerlerden biridir. İşyerinde ruhsal olarak bizi zorlayan birçok durumla karşı karşıya kalabiliriz. İnsani olmayan yaklaşımlar, sert yönetim tarzı, emeğin takdir görmemesi, adaletli olmayan uygulamalar, kişisel ihtiyaçların görülmemesi gibi durumlar işyerinde ruhsal sorunlar yaşayabileceğimiz başlıca konulardandır. İşyerinde yaşanan ruhsal sağlık sorunlarının kişilerde devamsızlığa, üretkenliğin düşmesine ve maliyetin artmasına sebep olmaktadır. Avrupa’da iş kaynaklı depresyonun yıllık maliyeti 617 milyar Euro olduğu bilinmektedir. Ruhsal hastalıkların erken tanısı oldukça önemlidir. Kişilerin ruh sağlığını önemseyen işyerleri üretkenlik ve maliyet konusunda her zaman daha avantajlıdır, bu yüzden her zaman ruhsal hastalıkların önemsendiği çalışma koşulları yaratılmalıdır. Çalışanların iş ve sosyal dengesini destekleyen ve geliştiren programlar oluşturulmalıdır.

Covid-19 VE Ruh Sağlığı

Covid-19, tüm dünyayı etkisini altına aldığından beri sadece beden sağlığımız değil ruh sağlığımızda da değişiklikler oldu. Korku, endişe, sosyal ilişkilerin zayıflaması, belirsizlik hali, ağırlaşan ekonomik koşullar ruh sağlığımızı derinden etkiledi. Uzmanların görüşlerine göre Covid-19 salgınından önce de tüm dünyada ruh sağlığı alanında çalışmalar eksikti. Dünya Sağlık Örgütü 2001 Dünya Sağlık Raporuna göre yaklaşık 450 milyon insan, dünya çapında sağlıksızlık ve engelliliğin önde gelen nedenleri arasında yer alan ruhsal bozukluklarla yaşamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2012 Dünya Sağlık Raporuna göre ise her dört kişiden biri hayatlarının bir aşamasında ruhsal bir bozukluktan etkilenirken, zihinsel, nörolojik ve madde kullanım bozuklukları, toplam küresel hastalık yükünün %13’ünü oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün ruh sağlığı bildirgesinde belirttiği gibi “pandemi, bir milyara yakın insanın bir ruhsal hastalık yaşadığı, her yıl üç milyar insanın alkol kullanımının zararlı etkileri sonucu öldüğü ve her 40 saniyede bir kişinin intihar nedeniyle hayatını kaybettiği zaten kötü bir ruh sağlığı manzarasının üzerine eklendi.’’  Bu rakamlar, her ülkenin toplumsal ruh sağlığına her zamankinden daha fazla önem vermesi gerektiğini göstermektedir. Dünya’da maalesef az sayıda insan kaliteli ruh sağlığı hizmetlerine erişebilmektir. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, ruhsal, nörolojik hastalığı ve madde kullanım bozukluğu olan kişilerin %75’i hiçbir tedavi görememektedir. Bunlara ek; etiketleme, ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri hala sürmektedir. Özellikle insani acil durumlar ve çatışmalı ortamlarda olmak üzere, pandemi öncesinde yeterli ve ekonomik ruh sağlığı hizmetine ulaşmak zaten sınırlı iken Covid-a9 pandemisi sonrasında ruh sağlığına yatırım ve desteğin daha da azaldığını üzülerek görüyoruz.

2020 yılında uluslararası arenada Dünya Ruh Sağlığı gününün mesajı ‘Ruh Sağlığına Yatırım Yap’ olarak belirlendi. Hayata Destek Derneği Psikologları bu alanda neler yapılması gerektiğini şu maddelerle özetliyor;

  • Şehir merkezlerine uzak ve ekonomik durumu iyi olmayan kişilerin ruh sağlığı hizmeti alabilmesi için ruh sağlığına yatırım yapılmalı,
  • Kısıtlı muayene süreleri ve ilaç odaklı ruh sağlığı desteği sadece geçici çözümler getirdiği için bu alana yatırım yapılmalı, daha uzun ve etkili tedavi yöntemleri uygulanmalı,
  • Ruh sağlığını birçok unsuruyla birlikte ele alabilecek mekanizmaların kurulabilmesi gerekli,
  • Sadece tedavi edici değil tüm boyutlarıyla koruyucu ve önleyici ruh sağlığı destek anlayışı yaygınlaştırılmalı,
  • Ruh sağlığı desteği alan kişilerin ve onların yakınlarının sosyal hayatlarında bu durumdan çok etiketlendiklerini, bu yüzden ruh sağlığı desteği almaya yönelik önyargıların çok fazla olduğunu biliyoruz, insan haklarını ve katılımı merkeze koyan bir ruh sağlığına yatırım yapılmalı.

Halk Sağlığı Merkezi web sitesinde paylaşılan bilgilere göre, ülkemizde tüm dünyada olduğu gibi Mart 2020 tarihinden bu yana etkisini gösteren Covid-19 salgını sürecinde erişilebilir ruh sağlığı hizmetlerinin sağlanabilmesi için 81 ilimizde pandemi psikososyal destek planlama ve çalışmaları yapılmıştır.

2020 yılı içinde Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu, Dünya Sağlık Örgütü ve Küresel Ruh Sağlığı Birliği tarafından, bütün dünyada ruh sağlığına yatırım yapılması için çok sesli bir mesajı içeren Dünya Ruh Sağlığı Günü kampanyası başlatıldı. “ Ruh sağlığına herkesin, eşit ve maddi olanaklardan bağımsız şekilde ulaşılabilir olması için harekete geç. ” Herkes bu kampanyaya maddi, manevi ve toplumsal olarak destek verilmeye çağrıldı.

Uzmanlar, Dünya Ruh Sağlığı Günü mesajı olarak toplumca “Ruh Sağlığı Hizmetleri Yaygın, Yeterli ve Erişilebilir Olmalı” derken Ruh Sağlığı Yasasının da geciktirilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.

Ruh sağlığı ve ruh sağlığı hizmetleri herkes için her zaman her yerde bir insani haktır. Erişilebilir ruh sağlığı hizmetlerinin artırılması, ruh sağlığının korunması ve güçlendirilmesi için çok önemlidir. Hem kişisel hem toplumsal olarak ruh sağlığımızın her zaman iyi olmasını canı gönülden diliyor, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününüzü kutluyoruz!

Bir cevap yazın